saatli maarif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saatli maarif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2013 Pazar

Saatli Maarif: Satori, Beyaz Güvercin, Bugün Pazar

Bugün Saatli Maarif kalabalık. Şarkılar yazının alt kısmında.

Günün Teması: Satori



Vikipedi maddesi: "Satori (悟 Japonca: satori; Çince: wù) sözcüğü uyanıp aydınlanma anlamına gelir; Zen Budizmin temel amaçlarından biridir. Aslında Sakyamuni Buddha'nın Gaya'daki Bodhi ağacı'nın altında aydınlanması olayını anlatmak için kullanılan tam ve aşılamaz aydınlanma (Sanskrit: anuttara-samyak-sambodhi) kavramıyla eş anlamlıdır."

Zen kavramları arasında "satori deneyiminden" söz edilir. İlhan Güngören, "Zen Budizm: Bir Yaşama Sanatı" adlı kitabında Satori'yi, Nazım Hikmet'in "Bugün Pazar" şiirinden örnekliyordu:

Günün Şiiri - 1: Bugün Pazar
"Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım..."
Ben de bu pazar, bir Ümit Yaşar Oğuzcan şiiri ve üstüne Timur Selçuk bestesiyle örneklemeye çalışacağım:

Günün Şiiri - 2: Beyaz Güvercin

 "Süzülüp mavi göklerden yere doğru
Omuzuma bir beyaz güvercin kondu

Aldım elime, usul usul okşadım
Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım

Bembeyazdı tüyleri, öyle parlaktı
Açsam ellerimi birden uçacaktı

Eğildim kulağına; dur, gitme dedim
Hâreli gözlerinden öpmek istedim

Duydum; avuçlarımda sıcaklığını
Duydum; benden yıllarca uzaklığını

Çırpınan kalbini dinledim bir süre
Ve uçmak istedim onunla göklere

Ak güvercinin iri gözleri vardı
Güzelliğinden fışkıran bir pınardı

Soğuk sularından içtim, serinledim
Çağlayan bir nehrin sesini dinledim

Belki buydu sevmek hayat belki buydu
Işıl ışıldım, gözlerim dopdoluydu

Bir nağme yükseldi sevinçten ve hazdan
Bir nağme yükseldi, güzelden beyazdan

Uzattı sevgiyle pembe gagasını
Birden öğrendim hayatın mânâsını

Kaderde sevgiyi sende bulmak varmış 
Seninle bir çift güvercin olmak varmış"

Günün Şarkısı - 1: Beyaz Güvercin



Bu pazar günü, bu kadar pazar temasının içinde, Vasilis Tsitsanis ve Yeni Türkü'nün ayrı ayrı seslendirdikleri Bulutlu Pazar / Sinefiasmeni Kriaki şarkısını da günün bonusu olarak ekliyorum:

Günün Şarkısı - 2: Bulutlu Pazar / Sinesfiameni Kiriaki








11 Ocak 2013 Cuma

Saatli Maarif: Haydar Haydar, Haydar Ergülen, Haydari

Günün Teması: Haydar 
Haydar, söylenişi oldukça tok bir söz. "Haydaaar!" diye ünlemek bilhassa zevklidir; evde tek başınıza deneyiniz. İlk anlamı "aslan" (Ar.). TDK sözlüğü bu bağlamda, "cesur, yiğit kimse" anlamında kullanıldığını da belirtiyor. Dördüncü (ya da Şii kaynaklara göre birinci) İslam Halifesi Ali'nin lakabı da Haydar.
Bunların yanında, bu kadar tonlu bir sözcüğün ikincil anlamlarının ortaya çıkması da doğal. Muhtemel bir kavgada kullanmak için el altında tutulan kalın sopalara halk arasında "haydar" adı verilir. İngilizler ve Amerikalılar zaman içinde bu olguyu medeniyete uygun hale getirmeye çalışmış olacaklar ki, kriket ve beysbol isimli iki oyun türetmişler ve  böylece hazır haydar üretimini usa uydurabilmişlerdir. Bu ithal haydarlara "beysbol sopası" adı verilir. Ayrıca bu sözcük "rüzgar" , "yel" anlamında da kullanılır.

Günün Şarkısı: Haydar Haydar

 Bir çoğumuz, sözleri Aşık Sıtkı Baba'dan alınan "Haydar Haydar" türküsünü, 2006 yılında yitirdiğimiz ve ismi Ankara'da bir parka da verilmiş olan sanatçı Ali Ekber Çiçek'ten biliyoruz. Aşağıdaki bu çok temiz yorum ise, müziğin sınırlarını her daim zorlayan sanatçı Hasan Cihat Örter tarafından gitar için düzenlenmiş ve sizi bir kaç dakikalık bir "dünyevi dertlerden arınma" oturumuna çağırıyor.


Günün Şiiri: Eski Yazların Resmi - Haydar Ergülen


senin bir tek resmin var bende
durmuşuz eski bir yazın önünde
sıcak yaz terli duygular eriyen bir aşk
düşündüm de eskitmişiz birbirimizi
o resmin benzersiz mutluluğu inceldikçe.

Günün Yemeği: Haydari



Malzemeler:
Bir miktar süzme yoğurt
Göz kararı rendelenmiş beyaz peynir
Bir diş kadar sarmısak (Esasında "illa bir diş olacak" diye bir şey yok. Kafanıza göre koyun işte)
Bir fiske kadar kuru nane
Buna dereotu koyanlar da var ama ben sevmem, tavsiye de etmem.

Yapılışı:
Derince bir kaseye dökün yoğurdu; üstüne ince rende beyaz peyniri ekleyerek peynir ezilene kadar çatalla bastırarak karıştırın. (Erkekseniz bir yerden mutlaka bir mutfak robotu edinin. Bu tür işlerde son derece yararlı. Biliyorum, fazladan bulaşık çıkıyor ama değer).
Bilahare bu karışıma naneyi de ekleyerek biraz daha karıştırın.
Biraz buzdolabında dinlendirmek iyi olabilir ama rakının yanına gidecekse fark etmez; direkt servis de yapabilirsiniz.